Salı, Şubat 22, 2011

Cirque du soleil

Bu yıl yine Bugs Bunny sirkte, Mickey bilmem nerede gibi gösterilerin hepsinde gerçekten karnıma ağrılar girdi. Artık bu tip gösterilere para akıtmaktansa, kendi sevdiğim, kızımın da sevebileceği gösterilere gitmek istiyorum ama böylesi pek bulunmuyor. Bu yıl en sevdiğim gösteri Chicago'ydu ama ona Selin'i götürmek çok mantıklı değildi. O yüzden Sirk dü Söley'in biletlerini büyük bir heyecanla aldım. Sirk dü söley'i ilk duyduğumda 21, 22 yaşında falandım, Las Vegas'taki gösterisine gitmiş bir kaç arkadaşım ballandıra ballandıra anlatmışlardı. O zamandan beri hayalini kuruyordum. Saltimbanco güzeldi ama asıl diğer gösterileri, Totem'i, Mystere'i vs merak ediyorum. Inşallah onlarda gelir.

Bu arada, Selin'in hayvansız bi sirki sevip sevmeyeceğini bilemedim. O yüzden önceden, 'aslında bu insanların sıradan cambazlar olmadıklarını, bir gösteri sanatı yaptıklarını, bunu sirk izler gibi değil de sanki bir resme bakar gibi veya bir bale gösterisi izler gibi izlemesi gerektiğini' anlattım. Gösteri bittiğinde Selin, "sanki bir rüya gibiydi" dedi. Ama beraber gittiğimiz arkadaşımın 6 yaşındaki oğlu, gösterinin yarısından itibaren "çooook sıkıldııım" diyip durdu, gördüğüm kadarıyla etraftaki diğer erkek çocukları da Tuna'nın verdiği tepkiyi verdiler. Uyduruk Ben 10 gösterisinde ciğerleri patlayacakmış gibi bağıran erkek çocukları, güzelim gösterilerde uyukluyorlar. Kızlar ise aksine büyüleniyorlar. Nasıl oluyor da bu çocuklar birbirinden bu kadar farklı olabiliyor, bu insan doğası mı yoksa yetiştirilme şekli mi?

Neyse işin biyolojik, sosyolojik vs taraflarını ayıklamayı pas geçersek, kısaca söylemek istediğim şey eğer kızınız varsa, Cirque du Soley'i kaçırmayın.

Preview the show

Hiç yorum yok: