Pazartesi, Eylül 10, 2007

Şimdi okullu olduk...


Kendim kadar civciv arkadaşlarımla beraber her gün okula gidiyorum. Çok eğleniyorum...

10. Istanbul Bienali


Herhangi bir müzeye gittiğimizde, Selin farklı bir ortamda olduğunu fark edip bütün resimlere heykellere ilgi gösterir ve gördüklerini anlatmaya çalışırdı. Ama

Salı, Eylül 04, 2007

Düştüm...

"Ben bu dalmaçyalı köpeği istemiyorum ki, aslında zürafayı istiyorum. Anne hadi gidip onu alalım... Hayır birazdan değil, bak orada baloncu. Hadi anne"

Bu lafların üzerine, yolun karşısındaki baloncuya koşan Selin kaldırımdan yola düştü. Yüzünün bir tarafı olduğu gibi şişti, kızardı, yara oldu. Ilk şoktan ve tedaviden sonra, "Çocuklar hep düşerler, önemli değil, hemen geçer" laflarımıza aldırmadı, çok ama çok ağladı.

Dün, dışarıdayken yanımıza 3 yaşlarında bir çocuk geldi, Selin'in suratını göstererek "uff olmuş" dedi. Selin'in suratı asıldı, ağlamaklı "ben düştüm" dedi. Çocuk "ben de düşmüştüm, bak şuram buram hep yara olmuştu" dedi. Selin'in hafiften yüzü aydınlandı. "Anne, o da düşmüş" dedi. Sonra beraber oyun oynadılar. Çocuk "Küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede" şarkısını bizimle beraber söyledi.

Adını bile bilmediğim bu velet geldi ve kızımın yüzündeki yarayı kötü bir şey olmaktan çıkardı. Artık arkadaşın aynaya bakarken gözleri dolmuyor. "Uff oldu, önemli değil, hemen geçer" diyor.

Pazartesi, Eylül 03, 2007

Ayıcık ve ben...

Denize girememişler, Merdivenlere tırmanamamışlar, Uçağa Binememişler ama olsun..

Ayıcık ve Ben'deki, küçük kızla ayıcığın arasındaki ilişki tam Selin'e göre. Birbirini çok seven iki kişi veya hayvan veya şey. Yeterki birbirlerini sevsinler ve mutlu olsunlar. Eğer mutlu olmazlarsa, kim olursa olsun veya konu ne kadar alakasız olursa olsun hemen gözleri doluyor. İşte böyle duygusal bir çocuk, kime çektiyse...

Neyse, gerçekten 1 -3 yaş arası çocuklar için çok güzel bir kitap.


Babam bir dev Herkesin babası dünyanın en iyi babası.

Bu kitabı pek sevmedik. Galiba Selin konuyu çok anlamadı, iki yaşındaki çocuklar için biraz karışık bir konusu var. Dev bir baba, saklanırken dağların arkasına saklanıyor, yer titriyor falan. Sanki korkunç bir şeyi anlatır gibi. Ama isteyen olursa şurada . Bu kitabın bir de anne versiyonu vardı, onu kitapçıda beraber okuduk ama Selin onu da çok sevmedi.

Çocuk anne babasını pek sevmiyor galiba diycem ama hiç sanmam. Gerçekten bize çok düşkün. Hatanın kitaplarda olduğuna çok eminim!?!
:)

Oku oku nereye kadar :)

Hadi uyu küçük kuş
Çalı çırpı, yaprak ve kök topladım. Ben bir ev yapıyorum bir ağaç tepesinde. Bir yuva kuruyorum bebeğimle kendime.

2 yaşındakiler için süper bir kitap, çok sıcak bir hikayesi ve sevimli çizimleri var. Debi Gliori'nin bir de Akıllı Tilki'nin Masalı adında başka bir kitabı varmış ama biz bulamadık. Bu kitap İş Bankası Yayınları'nda


Zeynep'in oyuncakları
Zeynep o kadar neşeli bir kızdı ki, etrafındaki herkesi neşelendirirdi. Ama bir gün neşesi kaçtı. Zeynep'de babasının tavsiyesi üzerine evin içinde onu aramaya başladı. Merdivenlerin altını, ceplerin içini ve bahçeyi ararken mükemmel bir gün geçirmek için gereken her şeyi buldu.


Joanne Partis 2-3 yaş çocuklara hitap eden kitapların en güzellerini yazmış, çizmiş. Yeni kitaplarını heyecanla -ve Selin çok büyümeden- bekliyoruz. Kitap şurada

Kelebek
Tırtıllarla kelebekler arasında bir ilişki olabilir mi dersiniz? Bu soruyu cevaplamanıza bu güzel resimli kitapta tanışacağınız çizgili küçük tırtıl yardım edecek.

Tabii ki, 2 yaşındaki bir çocuk tırtıl-kelebek ilişkisini anlamaz, daha neler. Ama arkadaşın, gözleri kocaman kocaman açılmış, "tıytıy yemiş yemiş, keyebek olmuş, allalaa..." demesi yeter. Kitap Tübitak'ta

Uçakta



Bebeklerin uçağa binmeleri için en azından 1 aylık olmaları gerekirmiş. 1 ay-2 yaş arasında bazı ufak sağlık sorunları görmek mümkünmüş ama bunların içinde en yaygın olanı kulaklarda görülen sorunlarmış. Özellikle kalkış ve iniş sırasında kabin içi basıncında olan değişikliklerden dolayı bebekler kulaklarında hissettikleri dolgunluk hissi ve ağrı nedeniyle şiddetli bir şekilde ağlayabiliyorlarmış. Doktorlar bunu engellemek için yolculuk öncesinde bebeğin doktoruna da danışılarak genellikle soğuk algınlığı için kullanılan bir ağrı kesici şurubun verilmesi uygun olur diyorlar. Ayrıca bebeği emzirmek de yutkunmasına sebebiyet vereceği için, bu sorunu çözebilirmiş. Daha büyük çocuklarda, ciklet çiğnenmesini veya bir şey içmesini tavsiye ediyorlar.

Selin doğduğundan beri bir kaç defa uçağa binmişti ama hiçbirinde olayı bu seferki gibi kavramadı. Uçakta huzursuz olduğu anlarda devamlı kitap okuduk. Özellikle uçak sesi çıkaran Uçak kitabı gerçekten çok iyi oldu.

Bu arada, 2 yaşına kadarki çocuklarla uçağa binerken şu öneriler gerçekten işe yarıyor:

- Rahat giysiler ve yedekleri yanınızda olmalı. Ev ortamında giyilen kıyafetlerin giyilmesi çocukların huzursuz olmalarını önlüyor.
- Uzun yolculuklarda en sevdikleri birkaç oyuncak, boyama kitapları ve kalemleri, masal kitapları.
- Uçakta verilen yiyecek ve içecekleri yok sayarak çocukların en sevdikleri içecek ve yiyeceklerden ihtiyacı kadar almak gerekiyor.
- Biberonla beslenen bebekler için kısa süreli uçuşlarda en az 2, uzun süreli uçuşlarda da 3 temiz biberon bulundurmalı.
- Yeterince alt bezi ve ıslak mendil. Eğer kabin memurlarından yardım istenirse uçağın tuvaletleri bez değişimi için uygun hale getirilebiliyor.
- Uzun süreli uçuşlarda yolculuk öncesinde ve her 4-6 saatte bir vermek üzere bir soğuk algınlığı şurubunun kullanılması çocukların rahatlamalarını ve sakinleşmelerini sağlıyor.
- Uçuş sonrasında da her zaman olduğu gibi bol sıvı tüketilmesi çocukların daha kolay adapte olmalarına imkan tanıyor. Özellikle varılan yerde aşırı sıcak hava varsa sıvı tüketimi çok önem kazanıyor.
Yazının tüm metni şurada:
Çocuklarla uçak yolculuğu

Yine Sirkte


Circus Apollo - Bundan 3 ay kadar önce, Istanbul'da bir Carrefour'dan öbür Carrefour'a geçen sirke gitmiş ve hiç beğenmeyip çıkmıştık. Meğer aynı Apollo sirki yazlık yerleri dolaşmaya başlamış ve hafta sonu tesadüfen Çeşme'deymiş. Kardeşim çocukluğumuzda gittiğimiz harika sirkleri de hatırlayarak bilet almış, gittik. İçeri girer girmez, "Tüh yine aynı sirk" diye üzüldüm ama bu show aslında daha önce izlediğimizden daha iyiydi. Selin ilkinde sıkılmıştı ama bu seferkini sürekli alkışlarla izledi.

Eğer gitmek isterseniz mutlaka en arkadan en ucuz bileti alın, çünkü sahne ile oturma bölümü birbirine çok yakın. Nerede oturursanız oturun, herşeyi gayet yakından görüyorsunuz. Bir de en öndeki biletler 30 YTL ama en arkadakiler 10 YTL.

Sirkler çocuklar için sihirli yerler. Çok iyi bir örnek olmasa da, Apollo'ya gitmelerinde fayda var.