Perşembe, Nisan 24, 2008

MCDonalds boykotu

Dün Selin ilk defa McDonalds'dan çocuk menusu yedi ve korktuğum gibi çok da sevdi. "Eee ne olmuş yani" diye düşündüğünüzü biliyorum. Bu aslında benim için önemli bir olaydı çünkü Selin 7 yaşına gelene kadar bu tip fast food yerlerinden uzak durmaya yeminliydim. Nedeni ise malum trans-yağlar veya normal yağ bile olsa kızartma yağının bir çok defa kullanılmasıydı. Tabii bu boykot sadece McDonalds için değil, bütün benzeri yerler için geçerli.

Malum trans yağlar margarinlerde, fast-food yiyeceklerde, hazır fırın ürünlerinde ve işlenmiş yiyeceklerde bol bol var. Bilinen en kötü yağ çeşidi bunlar çünkü kötü kolesterolü arttırdıkları gibi, iyi kolesterolüde azaltıyorlar. Artan kötü kolestrol kalp atar damarlarında zamanla birikince ve iyi kolestrolde yardıma koşamayınca her türlü kalp hastalığı, kanser vs çocuğun vücudunu tüketiyor.

Aslında doymuş yağlarda (tereyağı gibi) sağlığa zararlı ama trans-yağlardan bir nebze daha insaflılar çünkü kötü kolestrolu arttırırken, iyi kolestrolü de arttırıyorlar. Yine de bunlardan da uzak durmakda fayda var. (Bu arada geçen hafta Margarin üreticileri derneği'nin (veya adı bunun gibi birşeydi) gazetelere verdiği margarinlerin neden sağlıklı olduğu "7 neden"i okudunuz mu? Daha neler...)

Neyse her anne baba fast foodların obezite gibi etkilerini bilir ama bu kadar kötü sonuçlar doğurması olayına pek takılmaz. Aslında nedenini anlıyorum, hiç kimse kendi çocuğunun kalp hastası veya kanser olacağını düşünmek istemez. Üstelik bu fastfoodların tadı o kadar güzel ve o kadar kolaylıkla ulaşılabilir ki, çoğu anne baba haftada en azından bir gün fast-fooda izin veriyor. Böyle kolaya kaçma konusunda yeminli olan ben bile, dün allahın unuttuğu bir yerde yiyecek bulamayınca McDonalds'a giriverdim.

Aslında benim bu konuya takıntılı olmam normal sayılır, ne de olsa Izmir'liyim, zeytinyağıyla büyüdüm, başka yağ kullanmam, sadece sızma olsun, asit oranı %1.2'yi geçmesin, mümkünse Tariş olsun yoksa Komili olsun diye bakarım. (Sağolsun Yiğit her yıl bana teneke teneke -neredeyse organik- yağ taşır) Ilgili ilgisiz her yemekte zeytinyağı kullanırım, laf edenlere kızarım.

Geçenlerde Burger King "transyağ kullanmayı bıraktık" diye kocaman ilanlar verdi gazetelere, ben de BurgerKing'den dışarı çıkmayan o kadar insanı düşünüp bir oh çektim. Ama hala ufak çocuklar için uygun bir yer olduğunu düşünmüyorum çünkü hala hangi yağı kullandıklarını veya kızartmalarda aynı yağı kaç defa kullandıklarını açıklamadıkları için, onları da boykot ediyoruz.

Selin büyüdüğünde bu işten kaçış olmadığını biliyorum ama en azından 7 yaşına kadar falan boykotumuzu devam ettirebilirsek, bu da hiç yoktan iyidir diye düşünüyorum.

Çarşamba, Nisan 23, 2008

Cumartesi, Nisan 19, 2008

Ada geldi!


Tek kuzenim, en çok sevdiğim akrabam Ada geldi. Çok eğlendik!

Cuma, Nisan 18, 2008

Çok bilmiş

Selin yeni aldığı küçük köpeğe bakarak sorar:
- Anneee, bu köpek diğer köpekler gibi konuşmuyor?
- Çünkü bu köpek daha çok küçük, konuşmayı öğrenememiş. Istersen sen ona konuşmayı öğret oldu mu?
- Hayır anne, bunun açma-kapama düğmesi yokda ondan!
- Haaa, tamam o zaman...

Problemli çocuklar için kitaplar

Sorunlu çocuklar için çıkan kitapların (Cemile'ler, Ayşegül'ler vs) şimdiye kadar beğendiğimiz hiç bir versiyonu olmamıştı. Ama Tony Ross'un kitapları diğer örneklerine göre daha eğlenceli. En azından çizimleri daha güzel, biraz da Selin'e benziyorlar, o yüzden biz severek okuduk. Ama maalesef amacımıza ulaşamadık.

Selin uyumayı sevmediği için, ilk önce Uyumak Istemiyorum'u aldık, ama Küçük prenses'in sevimli uykudan kaçma maceraları Selin'i uykudan iyice soğuttu. Yine aynı şekilde Ellerimi Yıkamak Istemiyorum sayesinde, artık ellerini hiç yıkamak istemiyor. Eskiden ikna etmek daha kolaydı.

Yinede bu tip sorunları olmayan çocuklar için gerçekten eğlenceli hikayeler.

Kitaplar şöyle:
Ellerimi yıkamak istemiyorum
Dişimi istiyorum
Arkadaş istiyorum
Uyumak istemiyorum
Hastaneye gitmek istemiyorum

Tudem Yayınları'ndan 9.90 YTL.

Selin eğleniyor

Çarşamba, Nisan 16, 2008

Selin'le Bobi manken oldular

KidoMino'nun mutlu müşteri hattına Selin'le Bobi'de katıldılar...

Cumartesi, Nisan 12, 2008