Çarşamba, Ekim 31, 2007

Sakar Cadı Vini

"Oxford Üniversitesi yayınevinin eğitici çocuk dizisinin ilk kitabı Sakar Cadı Vini çocuklara okumayı sevdirirken, bilgiyi keşfetmeyi öğretiyor. Vini’yi 2 milyondan fazla çocuk okuyor" Kitabın tanıtımı için böyle yazmışlar. Bilgiyi keşfetmeyi nasıl öğretiyor bilmiyorum ama gerçekten sevimli bir kitap.

Bu kitabın hikayesi tam 2 - 3 yaşındaki çocuklara göre: "Sakar Cadı Vini, siyah bir evde yaşardı. Evinin içi de dışı gibi siyah renkliydi. Halıları, koltukları ve yatağı da siyahtı. Sakar Cadı Vini, kedisi Vilbur'la yaşardı. Vilbur da siyahtı. İşte sorun da buydu"

"Sakar Cadı Vini'nin süpürgesi" de çok eğlenceli. İş Bankası Kültür Yayınlarından. Biz kitap fuarından indirimli aldık ama piyasa fiyatı 11 YTL civarında.

Salı, Ekim 30, 2007

29 Ekim

bayrak

Bu yıl yine Bağdat'daki 29 Ekim yürüyüşüne katılma heyecanıyla, kırmızı beyaz balonlarımızı ve bayraklarımızı önceden hazırladık. Kırmızı beyaz bir kıyafette bulduktan sonra, Selin'in soğukalgınlığının geçmesini bekledik ama maalesef iyileşeceğine kötüleşti ve yine yürüyüşe katılamadık. Geçen yılda trafik yüzünden yetişememiştik. Artık inşallah gelecek seneye...
http://www.cnnturk.com/video/index.asp?vid=2114

Istanbul Kitap Fuarı

Tüyap Beylikdüzü'nde 27 Ekim'de başlayan fuarda, bu yıl özellikle çocuk ve bebek kitaplarında büyük bir artış vardı. Biz sabah erkenden gittik ve kalabalığa yakalanmadan, bütün standları keyifle dolaştık.

İşin güzel tarafı, aldığımız kitapların hepsini %20 ile %50 arası indirimlerle aldık. Bu arada bedava dağıtılan balonlardan, bayraklardan, kitap ayraçlarından bol bol depoladık. Fuar bu kadar uzakta olmasaydı daha iyi olurdu ama gülü seven dikenine katlanır. Kitap fuarının linki burada

Salı, Ekim 23, 2007

Singapur'a gittim



Şunları sevdim: Hayvanat Bahçesi ve degisik hayvanların gösterileri, Sentosa Adası'ndaki büyük akvaryum, Kuş Parkı, Gece Safarisi, Sentosa Adası'ndaki pembe yunusların gösterisi, Değişik bin türlü meyve, Suntec City'deki büyük havuz ve kocaman balıklarla dolu Koi Bahçesi ve kaldığımız otelin sevimli çalışanları.

Şunları sevmedim: 12 saatlik yolculuk, 5 saatlik fark ve jetlag, Çin yemekleri ve Türkçe bilmeyen bir dolu çocuk (ama yine de bir çoğuyla oyun oynayabildim!)

Jetonlu bağımlılığı

Salı, Ekim 02, 2007

4 Ekim - Dünya Hayvan Hakları Günü

Hayvanların çocuklar üzerindeki beklenmedik psikolojik faydaları New York Times'daki bir makalede anlatılmış. Buradan bir kaç alıntı:

... İnsanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiye dair son yapılan araştırmalar, terapistlerin, hayvanların çocuklar üzerindeki psikolojik faydalarını keşfetmelerini sagladi. Örnek vermek gerekirse Oregon State University, henüz okul çağına gelmemiş çocuklar üzerinde yaptığı araştırmalarda, çocukların köpeklerinin bakımını üstlenmesi ve onları himayeleri altına almalarının, sosyal iletişim güçlerini artırdığını keşfetti.

Dr. Sue Doescher hayvanların çocukları paylaşımcı ve uzlaşmacı yaptığını; evcil hayvan sahibi olmanın cocukların kendilerini hayvanları yerine koymasını sağladığını ve sonuç olarak insanlara empati göstermeyi öğrettigini belirtti.

Anaokul döneminde yavru köpek sahibi olan veya yavru köpeklerin bakımını üstlenen çocuklar diğerlerine göre daha sosyal, çok daha populer, özgüveni gelişmiş ve diger çocukların duygularını anlayabilen çocuklar oluyorlar.
....
Psikolojik ihtiyaçları ihmal edilmiş çocuklar için, hayvanlar farklı bir rol oynuyor; onları yanlızlığa karşı koruyorlar. Dr. Yolande Michaels hayvanların çocuklar için gecici anne rolunu üstlendiklerini ve bunun sonucunda çocukların hayvanlar ile sırlarını paylaştıkları ve sinirli olduklarinda bunun onları rahatlattığını söyledi.
....

Bu fırsattan istifade, oğlum Bobi ve kızım Bıdık ile birlikte, sokak hayvanları için çalışan, onları seven, besleyen herkesi sevgiyle kucaklıyorum.

Annem bana bir bebek aldı

Selin bu şarkının sözlerini okulda bir günde (inanması zor ama gerçek) ezberlemiş, bize de öğretti...

Annem bana bir bebek aldı, Yanakları al aldı.
Gözleri boncuk mavi, Saçları kumraldı.
Ben bebeğimi çok severim Şekerle beslerim.
Yaramazlık yapınca Kulağını çekerim.

Birgün gittik attaya, Çuku çuku almaya
Yolumuzu kaybettik, Başladık ağlamaya.
Ordan geçen bir polis amca, Yolumuzu gösterdi
Bundan sonra attaya, Gitmek yok dedi

(27 aylık)