Cumartesi, Mart 13, 2010

Eminönü

Mısır çarşısı, çok uzun zamandır gitmediğim için burnumda tütüyordu. Kalabalık bir grup, ilk önce Kapalıçarşı sonra Mısır Çarşısı yapalım diye anlaştık ve yollara düştük.

Cumartesi öğle arası gittiğimiz için park bulmak sorun oldu ama hava güzel olduğu için uzun uzun keyifle yürüdük. Kapalıçarşı'yla başlayıp, oradan Tahtakale üzerinden Mısır Çarşısı'na kadar gittik.

Selin ve Efe için çıkartmalar ve ufak tefek bir kaç oyuncak, yaptıkları resimler için Şark Han'dan incik boncuk, kendimiz için baharat, peynir, Kurukahveci Mehmet Efendi'den kahve, Nüans'tan pastacılık malzemeleri aldık.

En son Çiçek pazarı ve evcil hayvan pazarına uğrayıp, tavşanları, horozları, ördekleri sevdik. Balıklara uzun uzun bakıp, bir kaç ufak tefek şey aldık.

Güzel bir gündü ama kısa sürdü. Bir dahaki sefere, hafta içi gidip daha uzun kalmalı.

Cevizli cupcake

Kupkeklere bayılıyorum, en favori olanlarım ise bu adresteki oreo cookie'yle yapılanlar. Oreo cookie bulmak zor olduğu için, biz cevizli olanını yaptık. (Hoş zaten bulsak bile, kupkek yapana kadar dayanmazlardı) Mutfağı o kadar dağıttık ki toplamak iki günümü aldı.

Tarifini şu kitaptan, gıda boyası, süsleme şekerlerini falan da Mısır çarşısındaki Nüans'dan aldık.

Ama emeklerimize değdi. Selin istediği gibi süsledi, ben de istedim gibi yedimmm...

İşte son durum

2 haftadır Selin'in odasını kümese çevirdikleri halde, yok sıcak olsunlar, yok ışıkları olsun diye uğraştığımız civcileri, kediler etraflarında pusuya yattıkları için vermek zorunda kaldık.

Bu arada, Selin'e okulda verilen ödev, kavanozun içinde ufak bir salyangoz. Salyangozlar ne yer ne içer derdine düştük.

Yine, Bıdık kaplumbağalara musallat olduğu için, onları işe götürmek zorunda kaldım. Elimdeki kaplumbağa poşetine dikkat edeyim derken, yolda kaza yaptım ve hem kendi arabamı hem de bir komşumun arabasını haşat ettim.

Bir evde köpek, kediler, kaplumbağalar, civciler, salyangozlar olursa ne olur? Tabii ki keçileri kaçırmaya ramak kalır, ama telaşa lüzum yok. Arabanın masrafını ödemek, aklımı başıma getirir.

(Fotoğraf not: Selin civcivlere, 'Hadi Uyu Küçük Kuş' kitabını okurken)

Ağlayan Kek

Doğumgünümde bir arkadaşımın eşi sürpriz yapıp, işe bu pastayı yolladı, ben de kalan ufak bir dilimi eve getirdim. Selin pasta, tatlı türü şeyleri sevmiyor, bir denesin istedim. Gerçekten çok severek yedi, o yüzden tarifini alıp biz de yaptık. Hem kolay hem lezzetli. İşte şöyle:






Malzemeler:
Keki için:
4 adet yumurta
2 çorba kaşığı kakao
2.5 kahve fincanı şeker
3 kahve fincanı un
1/2 çay bardağı sıvıyağ
1/2 çay bardağı süt
1 paket vanilya
2 paket kabartma tozu

Üzerine:
2 paket krem şanti (2 su bardağı soğuk süt ile çırpılacak)
1 paket çikolata sosu (2 su bardağı süt ile pişirilecek, ocaktan indirilince parçalanmış çikolata -1 paket (80 gr) bitter çikolata - ilave edilecek)

Yumurta ve şeker krema kıvamına gelene kadar çırpılır, diğer malzemeler katılır. Mixerle iyice çırpılır. En son kabartma tozu katılır ve tahta veya silikon kaşıkla karıştırılır. Yağlanmış kare borcam ile 170 derece önceden ısıtılmış fırında 30 dk pişirilir. Fırından çıkınca, sıcak kekin üzerine 1 su bardağı soğuk süt dökülür. Kek soğuduktan sonra, üzerine krem şanti dökülür ve onun üzerine çikolata sos dökülür.

Afiyet olsun...