Cuma, Ağustos 31, 2007

Merdivenler



Annanemin merdivenlerinden inmek dünyanın en kolay işi! Bana daha zor merdiven getirin!

Salı, Ağustos 28, 2007

Üzüm bağları


Güneş herhalde hiç bu kadar yakmamıştı, üstümüz başımız toz içinde, araba ise tümüyle çamura bulanmış bir de üstüne içecek gram suyumuzda yok ama yine de bu çoook uzun zamandır geçirdiğimiz en güzel gün. Üzüm bağlarında, elma tarlalarında, ayçiçeklerinin arasında yürüdük, yürüdük. Bu arada hiç durmadan yedik. Meğer şimdiye kadar hiç güzel üzüm yememişiz, yediğimiz elmaların hepsi palavraymış. Bu Tekirdağ'da ne kadar güzel bir yermiş, bizde mi bağcılığa başlasak?

Perşembe, Ağustos 16, 2007

Yardım kampanyaları

Aslında bu blog'da Selin'in günlüğü dışında başka bir şey yazmama kararındaydım ama 2 konu hakkında ayrıcalık yapmaya karar verdim. Aktif Ileti Kampanyası ve BGD'nin konseri.

"Amca, zenginlikten insanlık iyidir..."
Erkan Yıldırım, K. Maraş Muallim Hayrullah İlkokulu 5.sınıf öğrencisi


AKTİF DAĞITIM yine ihtiyacı olan çocuklara kırtasiye yardımı kampanyası yapıyor. Adeti 5 YTL olan kırtasiye paketlerini sizin adınıza hazırlıyor ve çoğunlukla doğu illerimizdeki yardıma ihtiyacı olan çocuklara bedava ulaştırıyor. Isteyen kendi paketini kendisi de hazırlayabiliyor ama içine konulacakların Aktif'in listesine uygun olarak seçilmesi gerekiyor, böylece çocukların birbirlerinin paketlerini kıskanması önleniyor.

Bu kampanyayı bunca zorluğa rağmen, büyük bir özveriyle devam ettiren Aktif'i ve özellikle Sinan Dölarslan kardeşimi sevgiyle kucaklıyorum. Umarım her yıl bir önceki yıldan daha çok kardeşimiz kırtasiyelerine kavuşur.

KALBİMİZ SOKAKTA ATIYOR - Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği'nin uzun süredir üstünde çalıştığı Sezen Aksu, Candan Erçetin, Ajda Pekkan, Yaşar ve Hande Yener'in beraber sahne aldığı konser 23 Ağustos'da Kuruçeşme Arena'da olacak. Bu konserin gelirleri ile Istanbul'daki sakat, felçli, yaşlı sokak hayvanları için yapılacak olan bakım merkezine destek vermiş olacaksınız. Biletleri Biletix'den temin edebilirsiniz. Hadi konsere!

Okumaya devam

"Ay'daki Adam" Bob, her sabah saat 6'da kalkar, kahvaltıda 2 yumurta yer (biz yarım yumurtayı zor yiyiyoruz!), sonra roketine biner ve işyerine yani Ay'a gider! Ay'in temiz ve derli toplu olması Bob'in işidir.

Bu kitap aslında çocuklara uzayı öğretmeyi falan amaçlamıyor, sadece cici bir hikaye anlatıyor ama arada çocuk ay'ı da düşünmeye başlamış oluyor. Gerçekten çok sevimli bir kitap. Simon Bartram'in Internet sitesinde diğer kitaplarını da göstermiş ama biz kitapçılarda bulamadık. Herhalde daha Türkçe'ye çevrilmediler.



David Shannon'in sanırım 2 kitabı Türkçe'ye çevrilmiş. "Hayır David" ve "Aferin Oğlum Fergus". Biz D&R'da görünce hemen aldık, Selin'in dikkatini özellikle Aferin Oğlum Fergus çekiyor çünkü Bobi'nin yaptığı numaraların hepsini Fergus'da yapıyor. Nedense David'in yaptığı yaramazlıkları komik bulmadı, hatta okumak istemiyor. Selin'de bu yaramazlıkların bir kısmını yapıyor, biraz ders verir gibi olduğunu hissetmiş olabilir.

Çarşamba, Ağustos 15, 2007

Salı, Ağustos 14, 2007

Seyahat çantası...

Seyahata çıkmadan önce yanımıza sadece Selin için almamız gerekenlerin listesini yaptık. Onun eşyalarıyla bagaj dolacağı için, bizim bavul almamıza imkan kalmıyor, artık bir şortla bütün tatil idare eder... Selin'in listesi ise şöyle:

Taşınabilir yatak, çarşaf, örtü, bebek arabası, kıyafet (şortlar, tshirtler, ayakkabı, terlik, çorap, iç çamaşırı, mayo, kalın bir şeyler, şapka), İlaç (ateş düşürücü, yanık ilacı, termometre, yarabandı), toka, tarak, alt bezi, klozet adaptörü, oyuncak -uzun zamandır oynamadığı bir şeyler bulmak lazım-, kitap -yeni kitap en iyisi. herhalde bir kaç 'pisi kedi' kitabı daha alsak işe yarar-, biberon, uzun ömürlü süt, önlük, sineklere karşı cibinlik, emzik, 50 faktörlü koruyucu güneş kremi, bulaşık fırçası ve bulaşık süngeri, ıslak mendil, bebek şampuanı, banyo süngeri, deniz havlusu, banyo havlusu, fotoğraf makinesi

Yolluk:
Ufak bir çanta içine -artık ne kadar ufaksa- : Yedek kıyafet, konserve meyve ve sebze, taze meyve (üzüm, incir en temizi gibi görünüyor), su, süt, ufak doğal yoğurt, danino, emzik, kaşık, ıslak mendil, bisküvi (balık kraker & petibör), lolipop

Zaten yanımızda olanlar:
Araba koltuğu, araba oyuncakları, çocuk şarkıları, sağlık sigortası kartı, sağlık karnesi, doktorun telefon numaraları

"Bunlar olmadan da idare ederiz"ler:
Deniz yatağı, kolluk, simit, telsiz, alt değiştirme örtüsü, diş fırçası, sinek ilacı

Salı, Ağustos 07, 2007

Hoş bir kitap daha - One Red Dot


Selin'e kitap almak için gittiğimiz Taksim Tünel'deki Robinson Crusoe'da çok harika bir kitap gördük. Her sayfasında açılır kapanır kanatlarla yapılmış değişik şekiller var, bu şekilleri dikkatle inceleyip sayfaya zarar vermeden içine gizlenmiş olan kırmızı noktaları arıyorsunuz. Kitaba verilen paraya acımıyorsanız çok tavsiye ederim. Hem çocuklar için hem de büyükler için. Bu arada, Amazon'da bu kitap hakkındaki yorum da komik.

Pazartesi, Ağustos 06, 2007

25 aylıkken...

Selin ilk yılında çok sakin bir çocuktu ama aşırı meraklıydı. Iki yaşında da bu huyu devam ediyor. Hiç bir zaman kıran döken, masaların tepesine çıkan bir çocuk olmadı ama bütün çekmeceleri, kapakları açıp içindekileri incelemeyi de hiç bırakmadı.

Ilk yılında, kitaplarda bahsedilen tipik çocuk fazlarının hepsinden geçti, mesela terliklere düşkünlük fazı, sonra yabancılama fazı, tuhaf sesleri deneme fazı, zıplamaya düşkünlük fazı gibi fazların hepsini atlattı.

Şu anda 2 yaşın getirdiği "Olmaz - Hayır"ları çok seviyor ama 2lerde çok görülen krizlere girmiyor. Yabancılarla çok güzel diyalog kurabiliyor, yabancıların Selin'le ilgili ilk izlenimleri, onun ne kadar kibar olduğu oluyor. Havuza girmeyi, uzun süren banyo keyfini, atlıkarıncayı, civcivleri ve ördekleri, kitap okumayi, lolipopu, resim yapmayi, gezmeyi, arabayla dolaşmayı, diğer çocukların olduğu yerlerde bulunmayı seviyor.

1.5 yaşından beri çok güzel konuşuyor, rakamları biliyor. Hemen hemen her cismin, meyvenin, sebzenin vs isimlerini hem Türkçe hem Ingilizce biliyor. "Anneyi mi daha çok seviyorsun, dondurmayı mı?" sorusuna "dondurma" diye cevap veriyor. Inanılmaz bir hafızası var, duyduğu bir şeyi hiç unutmayıp, benzer bir durum çıktığında hemen aynı kelimelerle olayı anlatıyor. Ilk yılında günde toplam 14 saat kadar uyurdu, şimdi günde 12 saat uyuyor ama hala öğle uykusuna -bizim de ısrarımızla- devam ediyor. Hala anneye düşkün, babayı sabahları sevmezken akşamları peşinden ayrılmıyor. Günde bir saat tv seyrediyor, onda da sadece 3 yaş altı için yapılmış çizgi filmleri seyrediyor ama bu süreyi arttırmak için elinden geleni yapıyor.

Açık duran kapı ve dolaplardan, saçlarının taranmasından, uyutulmaya çalışmaktan, sert esen rüzgardan hoşlanmıyor. Ilk yılında bütün sebzeleri seçmeden yerken, iki yaşında aşırı yemek seçiyor. Hiç itiraz etmeden yedikleri; taze fasulye, köfte, sosis ve yoğurt. Hala merdivenden tek başına inemiyor, parmaklarıyla 2 veya 3 yaparkan bayağı bir uğraşıyor, uyumadan önce emzik istiyor, geceleri bez takıyor, soyadını unutuyor ve yemeğini yerken etrafa döküyor.

Hala en sevdiği çizgi film,"Dora Kaşif Dora", en sevdiği kitap ise "Uçak" -çok korkunç uçak sesi çıkaran kitap-

Hala güler yüzlü ve çok sevimli. Bebeklikten tam anlamıyla çıkmasına herhalde en fazla bir ay kaldı. Anneyle babaya şakalar yapıp, güldürmeyi seviyor.