Cuma, Ağustos 01, 2008

Uzuun bir tatilden notlar

Yasemin'in evlenip balayına gitmesi sebebiyle tam 3 hafta tatil yapmak zorunda kaldık (!) ve 3 farklı yere gittik. Aslında tatile çok iyi başlamadık, çünkü Selin 3 Temmuz itibariyle hem uyurken kullandığı emziği, hem de süt biberonunu bıraktı. Ikisi de onu çok zorladı.

Neyse, Selin'in tatilin başından sonuna kadar sorduğu bir kaç soru vardı: Ilki, "Anne biz neden buraya geldik?" Aslında gittiği yerlerde insanlardan fazlasıyla sevgi ve ilgi gördü ve yaptığı şeyleri genelde çok severek yaptı ama yine de evinde uyumuyor olmaktan hoşlanmadı. Devamlı "evimize gidelim", "ben oyuncaklarımı özledim" gibi şeyler söyledi.

Bu resimdeki motorsikleti babaanne Selin için bir yerlerden bulmuş. Bunların araba tipinden olanları daha önce denemiştik ama Selin kullanamamıştı. Ben de herhalde el-ayak koordinasyonu daha geç gelişecek diye düşünmüştüm ama bu motorsikleti çok güzel kullandı. Dönüşler, geri geri gitmeler falan sorun olmadı. Demek doğru aleti bulmak gerekiyormuş.
Bu yandaki güzel çocuğun adı Lira. Selin'le 3 gün bir beraber yatmadıkları kaldı. Sahibinin dediğine göre, kendi torunları Lira'yla oynamaya korkmuşlar. Onunla şimdiye kadar bu kadar güzel oynayabilen tek çocuk Selin'miş. (Ne mutlu bana...)

Bu da Selin'in ilk tshirt boyaması. Bunu da yaparken çok eğlendi. Zaten allahtan çizme, boyama gibi aktiviteleri seviyor. Yoksa çocuk oyalamak gerçekten çok zor.

Bu resimde de Didem'in oğlu Efe'yle Selin'in Alaçatı sokaklarındaki romantik/komik gezileri var. Nedense en yakın arkadaşlarım da benim gibi 30 küsur yaşlarında çocuk sahibi oldular. O yüzden nadirde olsa biraraya geldiğimizde hemen hemen yaşıt olan çocuklarımız beraber çok güzel eğleniyorlar. Neyse, söyleyeceğim şey Selin'in diğer sorusuydu. Son 1 aydır devamlı "neden benim hiç arkadaşım yok?" diyor. Ilk önceleri cevabım "çünkü biz göçebe hayatı yaşıyoruz" oldu. Sonraları ise "senin arkadaşın var, mesela o var bu var" dediğimde Selin'de bu arkadaşlarının şimdi nerede olduklarını sordu. Insanların tatile gitmiş olmaları, hem de bu kadar uzun bir süre hiç hoşuna gitmedi. Bir an önce okullar açılsa iyi olur.

Neyse, bu da yüzmeyi çok seven Bobi'nin deniz sefası. Her yazı annemin yanında, mutlu ve keyifli geçiren Bobi, okullar açıldığı zaman eve geri dönüyor. Bobi insan olsaydı ya futbolcu olurdu ya da yüzücü. Allahtan o zor sorularla beni terletmiyor. Zaten çok sıcak...


(Not: Şirin, bak çok fotoğraflı bi yazı yazdım. Olmuş mu?)