Cuma, Ocak 02, 2009

3.5 yaşında

Bu günlerde Selin'in en sevdiği şeyler hayvanlar. Özellikle yavru kedilere bayılıyor. Hayvanları tedavide uzman Diego onun en sevdiği kişilerden biri. Bu arada, hayvanları konuşturmak da takıntısı. Devamlı elime bir kedi, bir at vs tutuşturup, "Anne, hadi konuşturalım" diyor.

En sevdiği renk için "Her rengi seviyorum" diyor ama aslında sarı ve yeşil favorileri.

En sevdiği film bugünlerde "Arabalar" özellikle Sally. "Büyüdüğüm zaman kendime bir Seli alıcam" diyor.

En sevdiği çizgi filmler ise "Bambi" ve "Tamirci Bob/Bob The Builder". Tamirci Bob'un şarkısını her duyduğunda ortaya atılıp dans ediyor, daha doğrusu evde dört dönüyor. Şarkıdaki "Can you fix it"i "Ken yu kiksit" olarak söylüyor ve "Yes we can"lerde bağırmayı ihmal etmiyor. Bi aralar Charlie ve Lola'ya takmıştı ama bugünlerde onları çok hatırlamıyor. Hala Winnie the Pooh ve Mickey Mouse filmlerini severek izliyor.

En sevdiği arkadaşı Eda ama aralarda Umut diyor. (Umut başka bir okula geçeli 4 ay oldu ama Selin'in favorisi olmaya devam ediyor).

Selin 27 aylık olduğunda haftanın 3 günü yarım gün okula gitmeye başlamıştı. Şu anda hergün yarım gün okula gidiyor. Herhalde gelecek yıl artık tüm güne geçeriz.

En sevdiği kitabı yazmak zor. Kitapları o kadar seviyor ki, hangisi en favorisi bilmiyorum. Ama devamlı Tubitak'in Meraklı Minik dergilerini alıyorum çünkü elinden düşürmüyor. Atlar ve kedilerle ilgili kitapları da genelde etrafında tutuyor, aralarda kendi kendine okuyor.

En sevdiği oyuncakları ise yine hayvanları. Hala bebeklerle oynamayı sevmiyor. Evimizde -gelen bir kaç ufak tefek hediye dışında- hiç bebek yok. 100 parçalık puzzleları çok rahat yapabiliyor ama puzzlelardan sıkıldı sanırım. Arabalar gibi ilginç bir şey olmazsa, puzzlelarla hiç ilgilenmiyor.

Okulda satranç dersi var, çok rahat öğreniyor ve heyecanla bize de anlatıyor. Yine aynı şekilde Ingilizce'yi çok rahat öğreniyor.

Resim yapmayı hala çok seviyor. Bir hayvanı kağıda çizip, kenarlarından dikkatlice kesip sonra onu boyuyor veya üstüne bir şeyler yapıştırıyor. Bu işi ne kadar güzel yaptığına hala şaşırıyorum. Eve en fazla aldığım şeyler boyalar, yapıştırıcılar ve resim defterleri. Son aylarda şu kitaptaki elişlerini çok severek yaptık.


Bir yaşından beri değişmeyen nadir şeylerden biri "Anne, işe gitmesen olmaz mı?" sorusu. Bunu hala hergün soruyor. (Binnur Yeşilyaprakın "Çalışan Anne ve Çocuk" kitabına istinaden söylemek isterim ki bununla doğan çocuklar, hiç te bunu daha kolay kabul etmiyor. Binnur Hanım'ın yazdığı kitap yanlışlarla dolu, gerçekten okurken kızdığım nadir kitaplardan)

Hala jetonlu aletleri, atlı karıncaları ve sirkleri çok seviyor ama en favori yeri hayvanat bahçeleri. Hep gitmek istediği yer ise bir çiftlik. "Hadi bugün çiftliğe gidelim" diyor ama bizim tanıdığımız insanlara ait çiftlikler olmamasını anlamıyor. Çiftlikler onun gözünde hayattaki en eğlenceli yerler.

Hafızası bizi şaşırtmaya devam ediyor. Ne nerede, ne zaman ne yaptık, niye yaptık hiç bir şeyi unutmuyor. (Mesela renkli mumlardan resim yapmaya çalışırken, evde renkli mum yok dedim. "Bi saniye" dedi, içeriye koşup çekmecelerden bir kaç tane hayvan şekilli mum getirdi. "Anne bak, bunlar Edi dayı'nın doğumgününde kullandığımız mumlardı" dedi. Gerçekten bu mumları Erdal'ın Nisan ayındaki doğumgününde kullanmıştık ve o günden sonra hiç lafını etmedik)

Hala kaybetmeyi öğrenemedi, ufacık bir oyunu bile kaybettiği zaman kızıyor. Aralarda önüme Şeker Diyarı'nı getiriyor, oynamaya başlıyoruz ama ben onu geçtiğim anda sinirlenmeye başlıyor. Herhalde 6 - 7 yaşından önce öğrenemeyecek.

Günde 300 ml kadar süt içiyor. Peyniri hala sevmiyor. Yemek yemeyi genelde sevmiyor zaten, tek sevdiği şey hala meyveler. Sevmediği meyve yok gibi. Herhalde o yüzden kilosunda bir sorun yok, 16.5 kilo ve 101.5 cm.

Kızların erkeklerden farklı olduklarını biliyor ama nasıl farklı olduklarını söyleyemiyor.

Hayatta en sevmediği şey uyku. "Ben büyüdüğüm zaman hiç ama hiç uyumuycam" diyor. Şu anda günde 10 saat kadar uyuyor. Buradaki en büyük sorunumuz ise hala bensiz uyuyaması. Kendi kendine yatağına ne zaman gidip uyuyacak bilmiyorum.

"Büyüdüğün zaman ne olacaksın?" sorusuna "Anne olucam" diyor.

Hala çok komik ve çok sevimli. Etrafında hep arkadaşları veya akrabaları olsun istiyor. Yoksa o zaman durmadan gezmemiz gerekiyor.

İşte 3.5 yaşındaki Selin böyle...

Hiç yorum yok: