Cuma, Aralık 07, 2007

Kendi yap-bozunu kendin yap


Kurufasulyenin, mercimeğin veya pirincin hayatımızda bu kadar yer tutacağını Selin'den önce hiç düşünemezdim. Bunlar afiyetle yenmek içindi başka da bir işe yaramazlardı, yine yanılmışım.

Kurubaklagilleri ilk geçen yıl kullandık. Bütün bir yaz, parkdaki kum havuzunda mutlulukla oynayan Selin, kış gelince kum oyuncaklarını rafa kaldırmak istemedi. Biz de büyükçe bir leğenin içine pirinç, mercimek, hayvan şekilli makarnalardan falan doldurduk, oldu sana kum havuzu :) Selin kum havuzundan kolay kolay sıkılmasın diye de her oynayışımızda içine -Selin'in daha önce görmediği- bir şey sakladık, mesela bir gün çay süzgeci, bir başka gün oyuncak bir hayvan vs. Böylece bütün bir kış eve tıkılan Selin güzelce oyalandı.

Selin büyüdükçe kurubaklagilleri yemek yapma oyununda, küpleri devirmece oyununda falan kullandı. "Anne fasulye istiyolum" deyince hiç sorun yapmadan eline makarna pirinç falan verdik. Ne de olsa hem ucuz hem de güvenli.

Selin'in fasulyeleri en son kullandığı yer ise, kendi yaptığı yap-boz oldu. Biz Mustafa'yla bir filme dalmışken başımızı bir kaldır ki ne görelim, Selin kalemlerden yapbozlardan fasulyelerden yukarıdaki şekli yapmış. "Bunu sen mi yaptın Selin? Allah allah..." derken resmini de çekiverdik...

Hiç yorum yok: