Pazartesi, Şubat 05, 2007

Selin'in kolunu çıkardım!

Cumartesi akşamı saat 8 civarı Selin'le oyun oynuyorduk. Selin dizlerime oturmuş ileri geri sallanıyor, kahkahalar atıyordu. Sonra birden bire, daha ben ne olduğunu bile anlamadan "Acıdı Acıdı" diye ağlamaya başladı. Kolunu burktuğumu düşünerek her zamanki gibi acıyan yeri ilk önce öptüm, sonra buza tuttum, türlü şaklabanlıklar yaptım ama Selin ağlamaya devam etti.

Selin'in ağlamasına Mustafa koştu. Ilk önce parmaklarını hareket ettirebiliyor mu diye baktık, çok az da olsa ettirebiliyordu. Sonra Selin'in doktoru Berna Hanım'ı aradık. "Bir saat kadar bekleyin, eğer sadece burkulduysa ağlaması kesilir, yok devam ederse o zaman ciddi bir şey olabilir, Acil'e götürmek gerekir" dedi. Biz anca 10 dakika kadar bekleyebildik. Selin'i arabaya attığımız gibi Kozyatağı Acıbadem'in Acil'ine götürdük.

Gelen doktora (ki çok tatlı biriydi) problemi anlattık, doktor herhangi bir muayene yapmadan, sanki Selin oraya hergün aynı sorunla giden biriymiş gibi, dirseğini hafifçe ittirip çıkığı yerine oturttu. Ve gerçekten, Selin'in ağrısı sanki bıçakla kesilmiş gibi bitti. Doktor bu arada, bu tür dirsek çıkıklarının ne kadar çok görüldüğünden, tedavisinin ne kadar kolay olduğundan, bir daha kollarını çok zorlamamak gerektiğinden vs bahsetti. Ama yine de bir şeyler bize çok tuhaf geldi, çünkü doktorun en azından kolu bir muayene etmesini, açıp bakmasını, belki film çektirmesini falan bekliyorduk.

Biz Mustafa'yla şaşkınlık içinde birbirimize bakarken, bir de üzerine gelen faturaya iyice afalladık çünkü faturanın üzerinde 758 Milyon yazıyordu! Yapılan işle faturası arasında uzaktan yakından bir alaka yoktu. Allahtan sigorta rakamın 100%'unü karşıladı da, faturaya sadece şaşırmakla kaldık. Yoksa herhalde Acıbadem'dekilerle papaz olmuştuk.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok teşekkürler, Çağla'cım. Şu anda hatun iyi, hiç bir şeyi kalmadı ama Mustafa'da bende devamlı tetikteyiz. Aman Aslı'yla sportif faaliyetlere dikkat. Özellikle Kindyroo'da bu tür hareketleri çoook yapıyoruz... Sevgiler