Cumartesi, Haziran 28, 2008

Kulaklarımda kirazlar

Küçükken annemle babam bizi Kemalpaşa'daki kiraz şenliklerine götürürlerdi. Hayatımda hiç yemediğim kadar güzel kirazları orada yediğimi bilirim. Bugün Selin kulaklarına kirazları takarken aklıma geldi, ne güzel yerdi orası. Yemyeşil bir doğa, tertemiz bir nehir, mutlu insanlar. Güzelim Kemalpaşa...

Pazartesi, Haziran 23, 2008

Ilk alışveriş

Almak için o kadar ısrar etti ki kıramadım.

Eline 2 Lira verdim, kuyruğa girdi, kasadaki kıza parayı verdi ve kız fatura için adını sordu.
"Selinnn"
Soyadın?
"Bıdır bıdır" (Aslında güzel söyledi ama ufacık ses tonuyla anlaşılan buydu..)

Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle bir elinde rüzgar gülü, diğer elinde fişi ve para üstüyle (5 kuruş) yanıma geldi. Bu da üstünde adı olan ilk fatura...

Mini Rüzgar Gülü, 1.95 YTL, Paşabahçe

Pazar, Haziran 22, 2008

Hoşgeldiniz Patrice!



Mina, Annika, Can ve Selin bugün çok eğlendiler. Koştular, yüzdüler, oyuncakları paylaşamadılar, güldüler ve hepimizi güldürdüler. (Asya daha 8 aylık olduğu için genelde uzaktan izledi ama o da günümüze neşe kattı) Teşekkürler çocuklar, hoşgeldiniz Patrice!

Cumartesi, Haziran 14, 2008

Babalar Günü


Babalar günü'nü ilk defa okulda kutladık. Çocuklar bir sürü şarkı hazırlamış, bazılarında yine gözlerim sulandı ama insanlar benim saçma sapan sebeplerden sulanan gözlerime alıştılar. Her çocuk kendisini ve babasını çizmiş sonra da bunları çerçevelemişler. Selin'le bir öğretmeni arasında geçen konuşma ise şöyleydi:

Ö- Selin, babana hediyesini verdin mi?
S- (Zıplayarak) Verdim, verdim, verdim!
Ö- Peki baban sevdi mi?
S- Eveeeet!
Ö- Peki ne dedi?
S- Seni çok seviyorum dedi
Ö- Aaayyyyy..

Allah bizi babamızdan ayırmasın.

(Aklıma gelmişken, okulda bir kaç çocuğun babası yoktu, ben de böyle şeylere hep çok takılırım. Bunlara ne olacak falan diye düşünürken, farkettim ki okuldakiler bu konuda ödevlerini yapmışlar. "Hem anne hem de baba olanların hediyeleri" diye anons ettiler. Tabii o annelerin zırlamasını kimse yadırgamadı, benim gibi sudan sebeplerle ağlayanlara ne demişlerdir bilmiyorum)

3. Yaşgünü

Selin'in 3.cü yaşgününü 11 gün erken kutladık. Okuldaki arkadaşlarının tatil programlarına göre kendimizi ayarladık ama değdi. Selin'de arkadaşları da çok eğlendiler.

Ayıptır söylemesi


Donumuza kadar ıslandık!

Salı, Haziran 10, 2008

Let's play



Evlerinin bir kısmını atölyeye çeviren annelere bayılıyorum. Bizde maalesef sadece -biraz zaruriyet biraz da özenti- adını atölye koyduğumuz masamız var. Masada duran en son ürün, oyun hamurunun farklı bir çeşidi diyebileceğim patates nişastasından yapılan bir ürün. Adı fischerTip.

Biz Bağdat'daki Let's Play adlı oyuncakçıdan aldık. Let's play anladığım kadarıyla ileride sadece Tayga Toys'un ahşap oyuncaklarını satacakmış ama şimdilik çok cici oyuncakları var. Özellikle 3 yaşındaki çocuklara göre çok güzel oyuncaklar ve kreatif oyunlar var. Selin'in patates nişastasıyla yaptığı resimler (tabii Yasemin'in de biraz yardımıyla) böyle...


Pazar, Haziran 08, 2008

Boğazdaki balıkçılar...



Biz bu resimleri çekerken yağmur yağıyordu... Dünyada bundan daha güzel bir yer var mı?