Salı, Ekim 30, 2007

Istanbul Kitap Fuarı

Tüyap Beylikdüzü'nde 27 Ekim'de başlayan fuarda, bu yıl özellikle çocuk ve bebek kitaplarında büyük bir artış vardı. Biz sabah erkenden gittik ve kalabalığa yakalanmadan, bütün standları keyifle dolaştık.

İşin güzel tarafı, aldığımız kitapların hepsini %20 ile %50 arası indirimlerle aldık. Bu arada bedava dağıtılan balonlardan, bayraklardan, kitap ayraçlarından bol bol depoladık. Fuar bu kadar uzakta olmasaydı daha iyi olurdu ama gülü seven dikenine katlanır. Kitap fuarının linki burada

Salı, Ekim 23, 2007

Singapur'a gittim



Şunları sevdim: Hayvanat Bahçesi ve degisik hayvanların gösterileri, Sentosa Adası'ndaki büyük akvaryum, Kuş Parkı, Gece Safarisi, Sentosa Adası'ndaki pembe yunusların gösterisi, Değişik bin türlü meyve, Suntec City'deki büyük havuz ve kocaman balıklarla dolu Koi Bahçesi ve kaldığımız otelin sevimli çalışanları.

Şunları sevmedim: 12 saatlik yolculuk, 5 saatlik fark ve jetlag, Çin yemekleri ve Türkçe bilmeyen bir dolu çocuk (ama yine de bir çoğuyla oyun oynayabildim!)

Jetonlu bağımlılığı

Salı, Ekim 02, 2007

4 Ekim - Dünya Hayvan Hakları Günü

Hayvanların çocuklar üzerindeki beklenmedik psikolojik faydaları New York Times'daki bir makalede anlatılmış. Buradan bir kaç alıntı:

... İnsanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiye dair son yapılan araştırmalar, terapistlerin, hayvanların çocuklar üzerindeki psikolojik faydalarını keşfetmelerini sagladi. Örnek vermek gerekirse Oregon State University, henüz okul çağına gelmemiş çocuklar üzerinde yaptığı araştırmalarda, çocukların köpeklerinin bakımını üstlenmesi ve onları himayeleri altına almalarının, sosyal iletişim güçlerini artırdığını keşfetti.

Dr. Sue Doescher hayvanların çocukları paylaşımcı ve uzlaşmacı yaptığını; evcil hayvan sahibi olmanın cocukların kendilerini hayvanları yerine koymasını sağladığını ve sonuç olarak insanlara empati göstermeyi öğrettigini belirtti.

Anaokul döneminde yavru köpek sahibi olan veya yavru köpeklerin bakımını üstlenen çocuklar diğerlerine göre daha sosyal, çok daha populer, özgüveni gelişmiş ve diger çocukların duygularını anlayabilen çocuklar oluyorlar.
....
Psikolojik ihtiyaçları ihmal edilmiş çocuklar için, hayvanlar farklı bir rol oynuyor; onları yanlızlığa karşı koruyorlar. Dr. Yolande Michaels hayvanların çocuklar için gecici anne rolunu üstlendiklerini ve bunun sonucunda çocukların hayvanlar ile sırlarını paylaştıkları ve sinirli olduklarinda bunun onları rahatlattığını söyledi.
....

Bu fırsattan istifade, oğlum Bobi ve kızım Bıdık ile birlikte, sokak hayvanları için çalışan, onları seven, besleyen herkesi sevgiyle kucaklıyorum.

Annem bana bir bebek aldı

Selin bu şarkının sözlerini okulda bir günde (inanması zor ama gerçek) ezberlemiş, bize de öğretti...

Annem bana bir bebek aldı, Yanakları al aldı.
Gözleri boncuk mavi, Saçları kumraldı.
Ben bebeğimi çok severim Şekerle beslerim.
Yaramazlık yapınca Kulağını çekerim.

Birgün gittik attaya, Çuku çuku almaya
Yolumuzu kaybettik, Başladık ağlamaya.
Ordan geçen bir polis amca, Yolumuzu gösterdi
Bundan sonra attaya, Gitmek yok dedi

(27 aylık)

Pazartesi, Eylül 10, 2007

Şimdi okullu olduk...


Kendim kadar civciv arkadaşlarımla beraber her gün okula gidiyorum. Çok eğleniyorum...

10. Istanbul Bienali


Herhangi bir müzeye gittiğimizde, Selin farklı bir ortamda olduğunu fark edip bütün resimlere heykellere ilgi gösterir ve gördüklerini anlatmaya çalışırdı. Ama

Salı, Eylül 04, 2007

Düştüm...

"Ben bu dalmaçyalı köpeği istemiyorum ki, aslında zürafayı istiyorum. Anne hadi gidip onu alalım... Hayır birazdan değil, bak orada baloncu. Hadi anne"

Bu lafların üzerine, yolun karşısındaki baloncuya koşan Selin kaldırımdan yola düştü. Yüzünün bir tarafı olduğu gibi şişti, kızardı, yara oldu. Ilk şoktan ve tedaviden sonra, "Çocuklar hep düşerler, önemli değil, hemen geçer" laflarımıza aldırmadı, çok ama çok ağladı.

Dün, dışarıdayken yanımıza 3 yaşlarında bir çocuk geldi, Selin'in suratını göstererek "uff olmuş" dedi. Selin'in suratı asıldı, ağlamaklı "ben düştüm" dedi. Çocuk "ben de düşmüştüm, bak şuram buram hep yara olmuştu" dedi. Selin'in hafiften yüzü aydınlandı. "Anne, o da düşmüş" dedi. Sonra beraber oyun oynadılar. Çocuk "Küçük kurbağa, küçük kurbağa kuyruğun nerede" şarkısını bizimle beraber söyledi.

Adını bile bilmediğim bu velet geldi ve kızımın yüzündeki yarayı kötü bir şey olmaktan çıkardı. Artık arkadaşın aynaya bakarken gözleri dolmuyor. "Uff oldu, önemli değil, hemen geçer" diyor.