Seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Kasım 02, 2008

Cuma, Ağustos 01, 2008

Uzuun bir tatilden notlar

Yasemin'in evlenip balayına gitmesi sebebiyle tam 3 hafta tatil yapmak zorunda kaldık (!) ve 3 farklı yere gittik. Aslında tatile çok iyi başlamadık, çünkü Selin 3 Temmuz itibariyle hem uyurken kullandığı emziği, hem de süt biberonunu bıraktı. Ikisi de onu çok zorladı.

Neyse, Selin'in tatilin başından sonuna kadar sorduğu bir kaç soru vardı: Ilki, "Anne biz neden buraya geldik?" Aslında gittiği yerlerde insanlardan fazlasıyla sevgi ve ilgi gördü ve yaptığı şeyleri genelde çok severek yaptı ama yine de evinde uyumuyor olmaktan hoşlanmadı. Devamlı "evimize gidelim", "ben oyuncaklarımı özledim" gibi şeyler söyledi.

Bu resimdeki motorsikleti babaanne Selin için bir yerlerden bulmuş. Bunların araba tipinden olanları daha önce denemiştik ama Selin kullanamamıştı. Ben de herhalde el-ayak koordinasyonu daha geç gelişecek diye düşünmüştüm ama bu motorsikleti çok güzel kullandı. Dönüşler, geri geri gitmeler falan sorun olmadı. Demek doğru aleti bulmak gerekiyormuş.
Bu yandaki güzel çocuğun adı Lira. Selin'le 3 gün bir beraber yatmadıkları kaldı. Sahibinin dediğine göre, kendi torunları Lira'yla oynamaya korkmuşlar. Onunla şimdiye kadar bu kadar güzel oynayabilen tek çocuk Selin'miş. (Ne mutlu bana...)

Bu da Selin'in ilk tshirt boyaması. Bunu da yaparken çok eğlendi. Zaten allahtan çizme, boyama gibi aktiviteleri seviyor. Yoksa çocuk oyalamak gerçekten çok zor.

Bu resimde de Didem'in oğlu Efe'yle Selin'in Alaçatı sokaklarındaki romantik/komik gezileri var. Nedense en yakın arkadaşlarım da benim gibi 30 küsur yaşlarında çocuk sahibi oldular. O yüzden nadirde olsa biraraya geldiğimizde hemen hemen yaşıt olan çocuklarımız beraber çok güzel eğleniyorlar. Neyse, söyleyeceğim şey Selin'in diğer sorusuydu. Son 1 aydır devamlı "neden benim hiç arkadaşım yok?" diyor. Ilk önceleri cevabım "çünkü biz göçebe hayatı yaşıyoruz" oldu. Sonraları ise "senin arkadaşın var, mesela o var bu var" dediğimde Selin'de bu arkadaşlarının şimdi nerede olduklarını sordu. Insanların tatile gitmiş olmaları, hem de bu kadar uzun bir süre hiç hoşuna gitmedi. Bir an önce okullar açılsa iyi olur.

Neyse, bu da yüzmeyi çok seven Bobi'nin deniz sefası. Her yazı annemin yanında, mutlu ve keyifli geçiren Bobi, okullar açıldığı zaman eve geri dönüyor. Bobi insan olsaydı ya futbolcu olurdu ya da yüzücü. Allahtan o zor sorularla beni terletmiyor. Zaten çok sıcak...


(Not: Şirin, bak çok fotoğraflı bi yazı yazdım. Olmuş mu?)

Çarşamba, Temmuz 16, 2008

Çarşamba, Nisan 23, 2008

Salı, Ekim 23, 2007

Singapur'a gittim



Şunları sevdim: Hayvanat Bahçesi ve degisik hayvanların gösterileri, Sentosa Adası'ndaki büyük akvaryum, Kuş Parkı, Gece Safarisi, Sentosa Adası'ndaki pembe yunusların gösterisi, Değişik bin türlü meyve, Suntec City'deki büyük havuz ve kocaman balıklarla dolu Koi Bahçesi ve kaldığımız otelin sevimli çalışanları.

Şunları sevmedim: 12 saatlik yolculuk, 5 saatlik fark ve jetlag, Çin yemekleri ve Türkçe bilmeyen bir dolu çocuk (ama yine de bir çoğuyla oyun oynayabildim!)

Pazartesi, Eylül 03, 2007

Uçakta



Bebeklerin uçağa binmeleri için en azından 1 aylık olmaları gerekirmiş. 1 ay-2 yaş arasında bazı ufak sağlık sorunları görmek mümkünmüş ama bunların içinde en yaygın olanı kulaklarda görülen sorunlarmış. Özellikle kalkış ve iniş sırasında kabin içi basıncında olan değişikliklerden dolayı bebekler kulaklarında hissettikleri dolgunluk hissi ve ağrı nedeniyle şiddetli bir şekilde ağlayabiliyorlarmış. Doktorlar bunu engellemek için yolculuk öncesinde bebeğin doktoruna da danışılarak genellikle soğuk algınlığı için kullanılan bir ağrı kesici şurubun verilmesi uygun olur diyorlar. Ayrıca bebeği emzirmek de yutkunmasına sebebiyet vereceği için, bu sorunu çözebilirmiş. Daha büyük çocuklarda, ciklet çiğnenmesini veya bir şey içmesini tavsiye ediyorlar.

Selin doğduğundan beri bir kaç defa uçağa binmişti ama hiçbirinde olayı bu seferki gibi kavramadı. Uçakta huzursuz olduğu anlarda devamlı kitap okuduk. Özellikle uçak sesi çıkaran Uçak kitabı gerçekten çok iyi oldu.

Bu arada, 2 yaşına kadarki çocuklarla uçağa binerken şu öneriler gerçekten işe yarıyor:

- Rahat giysiler ve yedekleri yanınızda olmalı. Ev ortamında giyilen kıyafetlerin giyilmesi çocukların huzursuz olmalarını önlüyor.
- Uzun yolculuklarda en sevdikleri birkaç oyuncak, boyama kitapları ve kalemleri, masal kitapları.
- Uçakta verilen yiyecek ve içecekleri yok sayarak çocukların en sevdikleri içecek ve yiyeceklerden ihtiyacı kadar almak gerekiyor.
- Biberonla beslenen bebekler için kısa süreli uçuşlarda en az 2, uzun süreli uçuşlarda da 3 temiz biberon bulundurmalı.
- Yeterince alt bezi ve ıslak mendil. Eğer kabin memurlarından yardım istenirse uçağın tuvaletleri bez değişimi için uygun hale getirilebiliyor.
- Uzun süreli uçuşlarda yolculuk öncesinde ve her 4-6 saatte bir vermek üzere bir soğuk algınlığı şurubunun kullanılması çocukların rahatlamalarını ve sakinleşmelerini sağlıyor.
- Uçuş sonrasında da her zaman olduğu gibi bol sıvı tüketilmesi çocukların daha kolay adapte olmalarına imkan tanıyor. Özellikle varılan yerde aşırı sıcak hava varsa sıvı tüketimi çok önem kazanıyor.
Yazının tüm metni şurada:
Çocuklarla uçak yolculuğu

Salı, Ağustos 28, 2007

Üzüm bağları


Güneş herhalde hiç bu kadar yakmamıştı, üstümüz başımız toz içinde, araba ise tümüyle çamura bulanmış bir de üstüne içecek gram suyumuzda yok ama yine de bu çoook uzun zamandır geçirdiğimiz en güzel gün. Üzüm bağlarında, elma tarlalarında, ayçiçeklerinin arasında yürüdük, yürüdük. Bu arada hiç durmadan yedik. Meğer şimdiye kadar hiç güzel üzüm yememişiz, yediğimiz elmaların hepsi palavraymış. Bu Tekirdağ'da ne kadar güzel bir yermiş, bizde mi bağcılığa başlasak?

Çarşamba, Ağustos 15, 2007

Salı, Ağustos 14, 2007

Seyahat çantası...

Seyahata çıkmadan önce yanımıza sadece Selin için almamız gerekenlerin listesini yaptık. Onun eşyalarıyla bagaj dolacağı için, bizim bavul almamıza imkan kalmıyor, artık bir şortla bütün tatil idare eder... Selin'in listesi ise şöyle:

Taşınabilir yatak, çarşaf, örtü, bebek arabası, kıyafet (şortlar, tshirtler, ayakkabı, terlik, çorap, iç çamaşırı, mayo, kalın bir şeyler, şapka), İlaç (ateş düşürücü, yanık ilacı, termometre, yarabandı), toka, tarak, alt bezi, klozet adaptörü, oyuncak -uzun zamandır oynamadığı bir şeyler bulmak lazım-, kitap -yeni kitap en iyisi. herhalde bir kaç 'pisi kedi' kitabı daha alsak işe yarar-, biberon, uzun ömürlü süt, önlük, sineklere karşı cibinlik, emzik, 50 faktörlü koruyucu güneş kremi, bulaşık fırçası ve bulaşık süngeri, ıslak mendil, bebek şampuanı, banyo süngeri, deniz havlusu, banyo havlusu, fotoğraf makinesi

Yolluk:
Ufak bir çanta içine -artık ne kadar ufaksa- : Yedek kıyafet, konserve meyve ve sebze, taze meyve (üzüm, incir en temizi gibi görünüyor), su, süt, ufak doğal yoğurt, danino, emzik, kaşık, ıslak mendil, bisküvi (balık kraker & petibör), lolipop

Zaten yanımızda olanlar:
Araba koltuğu, araba oyuncakları, çocuk şarkıları, sağlık sigortası kartı, sağlık karnesi, doktorun telefon numaraları

"Bunlar olmadan da idare ederiz"ler:
Deniz yatağı, kolluk, simit, telsiz, alt değiştirme örtüsü, diş fırçası, sinek ilacı