Pazartesi, Ocak 08, 2007

Ikinci Yılbaşım!


Yılbaşını kutlamak için annemle babamın işyerine gittim. 29 Aralık 2006

Çarşamba, Kasım 22, 2006

17 aylık Selin'den özlü sözler...

Ayakkabısını bağlayan Yasemin'e: "Ters oldu galiba"
Büyük uğraşlarla uyutmaya çalışan babasına: "Baba uykum yok!"
Şaklabanlık yapan babasına gülerek: "Seni Seniiii"
Portakal yiyen Yasemin'e: "Afiyet olsun"

Perşembe, Kasım 16, 2006

Saat kaç? 22


Saatleri çok seviyorum. Annemin saatini koluma takıp, dolaşıyorum. Babam "Saat kaç?" diye sorduğunda ise saatime bakıp söylüyorum: "Yirmiiki", "Onyedi", "Bir", artık kaçsa...

Çarşamba, Kasım 08, 2006

Kindyroo


Kindyroo'da çalışanlar buranın bir oyun grubu olmadığını söylüyorlar. Dediklerine göre, yaptırdıkları aktiviteler bizim fiziksel ve beyin gelişimi potansiyelimizi arttırıyormuş ama bana sorarsanız aslında oyunlar oynayıp, dans ettiğimiz bir yer.

Ilk zamanlarda bana çok karışık gelmişti ama sonradan bir rutinleri olduğunu anladım. Her hafta bir konu seçiyorlar (mesela balık) ve o konu etrafında bir dizi hareket/dans yaptırıyorlar. Ayrıca her hafta mutlaka bir masaj kısmı oluyor, amaçları hem vücudumuzu tanımamızı sağlamak hem de vücudun her kısmının hareket etmesini sağlamak (ya da ben öyle sanıyorum!) Bunun dışında, jimnastik aletlerinde herhafta yapmamız gereken bazı aktiviteler var. Bu kadar.

Bu yaşlardaki çocuklar birbirleriyle pek oynamazmış ve daha çok yanyana oynamayı severmiş. Benim için de doğru bu, diğer çocuklarla çok fazla oynamıyorum ama onların etrafımda olmasını seviyorum.

Kindyroo'ya her gidişimizde sevinç çığlıkları atıyorum. Keşke haftada 1 saatten daha fazla olsaydı...

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Jetonlu aletleri seviyorum...

Annemin favori ninnisi


Play Billy Joel’s “Lullabye (Goodnight, My Angel)”

Goodnight, my angel
Time to close your eyes
And save these questions for another day
I think I know what you've been asking me
I think you know what I've been trying to say
I promised I would never leave you
And you should always know
Wherever you may go
No matter where you are
I never will be far away
Goodnight, my angel
Now it's time to sleep
And still so many things I want to say
Remember all the songs you sang to me
When we went sailing on an emerald bay
And like a boat out on the ocean
I'm rocking you to sleep
The water's dark
An deep inside this ancient heart
You'll always be a part of me
Goodnight, my angel
Now it's time to dream
And dream how wonderful your life will be
Someday your child may cry
And if you sing this lullabye
Then in your heart
There will always be a part of me
Someday we're all be gone
But lullabye's go on and on. . .
They never die
That's how you and I
Will be
Lullaby - Billy Joel

Babaannem not etmiş

Babaannem dişçide babamı beklerken bir kitap görmüş. Kitapta 2 yaşındaki çocukların kelime dağarcığının 25 ile 50 arasında olması gerektiği yazıyormuş. O da benim 16 aylıkken, bilerek kullandığım kelimeleri not etmiş. Liste şöyle:

Aydede, Anne, Aç, Aşağı, Açıldı, Ayı, Ayak, Ayakkabı, At, Attı, Arktirüs, Amin (Ezan çalındığında söylüyorum), Atabük (Atatürk), Atta, Araba, Alo, Baba, Balık, Bıdık, Benim, Bobi, Baykuş, Bir, Bisik (bisiklet), Babaanne, Bebek, Boya, Balon, Burda, Bacak, Bozuldu, Burun, Bu ne?, Bardak, Cezve, Çatal, Çek, Çiçek, Çorap, Çuku, Çak, Dede, Domuz, Diş, Dönüyor, Dayı, Ekmek, Evet, El, Sil (fil), Sare (fare), Geldi, Ünaydın (günaydın), Goril, Göz, Göbiş, Hayır, Hippo (Hippotamus'un Selin'cesi), Iki, İnek, İncir, Kova, Kuş, Kürek, Kedi, Kim o?, Kuzu, Kutu, Kimin, Kulak, Kabuk, Kitap, Kapattı, kinduru (kindyroo), Kaşık, Kumanda, Kaktüs, Kart, Kırmızı, Köpek, Kol, Kapak, Kurbağa, Kırılmış, Lülü, Mama, Mendil, Memiş, Makas, Maymun, Nane, Otobüs, O ne?, Okbaba (Oklava), Ördek, Tavşan, Totem, Tavuk, Toto, Kop (Top), Toka, Tişört, Tonbaba (Tornavida), Pis, Pissst, Papağan, Parmak, Sağ, Sol, Sarı, Su, Saç, Uyu, Ver, Yaprak, Yukarı, Üşeda (Zürafa'nın Selin'cesi), Zeytin

Yani 120'den biraz fazla... İşte bu yüzden, annemin bir arkadaşı, "Sizin bu kızın dili pabuç kadar olacak" demiş :)

Cumartesi, Kasım 04, 2006